Eskişehir’i kazanıp buraya gelmeyi düşünüyorsanız, internette muhtemelen hep aynı şeyleri okudunuz: “Avrupa kenti”, “Venedik gibi şehir”, “Gençlik merkezi”… Evet, bunların hepsi sonuna kadar doğru. Eskişehir, Türkiye’de bir öğrencinin başına gelebilecek en güzel şeydir. Ama kimse size madalyonun diğer yüzünden, yani o meşhur Eskişehir ayazındanbahsetmedi, değil mi?
Gelin, Eskişehir’de öğrenci olmanın gerçek, samimi ve biraz da “dondurucu” hikayesine birlikte bakalım.
Porsuk Kenarında Çimler ve Üniversite Caddesi Eğlencesi
Ekim ayına kadar Eskişehir tam bir cennettir. Anadolu Üniversitesi kampüsünde çimlere yayılmak, ders çıkışı Üniversite Caddesi’ndeki kafelerde arkadaşlarınızla saatlerce oturup vize gıybeti yapmak, Espark’ın önünde buluşup Adalar’a doğru yürümek… Hele bir de Haller Gençlik Merkezi’nde bir kahve içtiyseniz, “Ben bu şehre ait kuralı çoktan çözdüm” dersiniz.
Şehir o kadar genç ve o kadar dinamiktir ki, barlar sokağından spor salonlarına kadar her yer sizin gibi öğrencilerle doludur. Burada sıkılmaya vaktiniz olmaz, çünkü her bütçeye uygun bir eğlence, her köşe başında bir arkadaş grubu vardır.
Ve Sahneye “Eskişehir Ayazı” Çıkar…
Kasım ayı gelip çattığında Eskişehir size ufak bir şaka yapmaya başlar. Sabah yataktan kalktığınızda pencereden güneş pırıl pırıl parlar, siz de “Hava harika!” diyerek ince bir ceketle dışarı fırlarsınız. İşte o an, Eskişehir’in o meşhur, insanın kemiklerine işleyen kuru soğuğu (namıdiğer ayazı) yüzünüze çarpar. Güneşin tamamen bir “görsel efekt” olduğunu o saniye anlarsınız.
Eskişehir’de öğrenci olmanın en büyük sınavı kış aylarıdır. Hele bir de ayrı bir eve çıktıysanız veya sıradan bir daire kiraladıysanız, kış ayları sadece donmakla geçmez; bir de “doğal gaz faturası” kabusu başlar.
Öğrenci evlerinin değişmez kış ritüelidir: Kombi 40 dereceye ayarlanır, evde montla gezilir, battaniyelere sarılınır ama ay sonunda gelen o devasa fatura yine de moralleri altüst eder. Öğrenci bütçesiyle o kombiyi kaç derecede yakacağınızı hesaplamak, vize sınavlarından daha zordur!
Tek Kişilik Oda Konforu ve Sıcacık Bir Kış
Eskişehir’in bu güzel ama sert kışını bir kabusa dönüştürmemenin yolu, kalacağınız yeri akıllıca seçmektir. Sabahın o dondurucu soğuğunda otobüs veya minibüs beklemek yerine, önünde tramvay durağı olan, kampüslere ve sosyal hayatın kalbine yürüme mesafesinde bir yerde yaşamak hayat kurtarır.
Dahası, kışın o dondurucu günlerinde okuldan döndüğünüzde sıcacık bir odaya girmekten daha güzel bir şey olamaz. Kendinize ait tek kişilik odanızda, yeni çalışma masanızın başında kahvenizi yudumlarken, “Bu ay fatura kaç gelecek?” diye düşünmeden derslerinize odaklanabilmek öğrencilik hayatındaki en büyük lükstür.
Mutfağınızda yemeğinizi pişirirken ya da yüksek hızlı internetle dizinizi izlerken, dışarıdaki o meşhur Eskişehir ayazı sadece pencerelerin arkasında kalan güzel bir manzaraya dönüşür.
Eskişehir’in Ayazında Sıcacık Bir Yuva: Koru Apart
Biz Eskişehir’i de, onun o meşhur soğuğunu da 26 yıldır çok iyi biliyoruz! Bu yüzden Koru Apart’ta öğrencilere sadece bir oda değil, kışın en sert günlerinde bile sıcacık bir yuva sunuyoruz.
Üniversite Caddesi üzerindeki merkezi konumumuz sayesinde sabahları soğukta yollarda perişan olmazsınız; önümüzdeki tramvay durağı ve her yere yürüme mesafesindeki lokasyonumuzla hayatınız kolaylaşır. Tamamen yenilenen konforlu tek kişilik odalarımızda ders çalışırken veya dinlenirken ısınma, elektrik, su ve yüksek hızlı internet dahil hiçbir fatura için ekstra bir kuruş ödemezsiniz.
Koru Apart’ta ne Eskişehir’in dondurucu soğuğu ne de yüksek fatura derdi kapınızdan içeri girebilir. 24 saat güvenlik ve resepsiyon hizmetimizle, siz sadece öğrenciliğin tadını çıkarın!
Eskişehir’deki yeni dönem kayıtları ve sıcacık odalarımızın detayları için bizimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
